Antik Çağ’da ünlü tarihçi Heredot’a kadar dayanan bölgenin bilinen ilk adı Olympos’tur. Heredot’tan 400 yıl sonra yaşayan Amasya doğumlu tarihçi Strabon Uludağ’dan “Mysia Olympos” olarak bahseder. Mysia, Lidya dilinde gürgen ağacı anlamına gelmektedir. 200’lü senelerde Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine geçen bölgede ilk manastırlar kurulmaya başlanmış ve bunlar 8. yüzyıla gelindiğinde sayıca oldukça fazla hale gelmiştir. 6 kutsal dağdan biri olarak kabul edilir.

Sonraki yıllarda Osmanlı himayesinde iken Hıristiyan keşişlerin buradan kaçtığı bilinse de yine de bir kısmının kaldığı söylenir. Bazılarının yeri Doğlu Baba, Geyikli Baba, Abdal Murat gibi müslüman dervişlerin inzivaya çekilmeleri için ayrılmıştır. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte, 1925’te buranın ismi sunulan öneriyle Uludağ olmuştur.

Türkiye’nin En Büyük Kış ve Doğa Sporları Merkezi

1933’te bölgeye otel yapılmış ve yol iyileştirme çalışmalarına başlanmıştır. 1963’te ise Türkiye’nin ilk teleferiği buraya kurulmuştur. Hizmete giren kayak tesisleri ile günümüzün en büyük kış sporları merkezi haline gelen Uludağ her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlamaktadır.